Köyümüzün şimdiki gibi konağı yoktu o zamanlar... Bilenlerin zaten bildiği, bilmeyenlerin ise Kemal emi'nin kahvesinin ş
Köyümüzün şimdiki gibi konağı yoktu o zamanlar...
Bilenlerin zaten bildiği, bilmeyenlerin ise Kemal emi'nin kahvesinin şimdiki konağın vazifesini üstlendiğini hatırlatalım. İşte bu kahvehaneyi Kemal Emi çalıştırırdı.
Tarlasından yorgun dönenler, camii çıkışında eve gitmeden bir çay molası verenler, Arkadaşlarıyla sohbet muhabbet ortamı oluşturmak isteyenler, Kemal emi'nin o doyumsuz lezzetteki (!) çaylarından yudumlayıp hoşça vakit geçirirlerdi.
Burası aynı zamanda köylüye ankesörlü telefon hizmeti de verirdi.
Gurbetteki yakınlarından telefon bekleyenler veya telefon açacaklar bu mekanı kullanırlardı. Aklıma gelmişken Şeref Türkel'in yaşadığı bir anıyı sizlerle paylaşmak isterim...
Birgün Şeref Türkel telefon açmak istemiş, tabii amacı telefon açmak falan değil Kemal emiyle kafa bulmak...
Kabinin anahtarını alıp içeri giriyor, bu arada kontörü sıfırlayıp başlıyor hikayeden konuşmaya... Beş dakika oluyor, on dakika oluyor Hacı Şeref'in kabinden çıkacağı yok.
Kemal Emi durumdan şüphelenip kabine yaklaşıyor ve başlıyor dinlemeye....
-Ya sen o karıyı ne yaptın onu Kelkitli bilmek kime verecektik, işte felanca karı ne oldu onu da Köse'li bilmek kime verecektik gibi uzun uzadıya konuşup telefonu kapatıyor....
-Kemal emi borcumuz ne kadar diye soruyor.... -Kemal emi bakıyor kontör hala sıfırda, böyle olmaması gerek deyip başlıyor kontör sayacını tokatlamaya ama nafile sayacın atacağı felan yok...
-Hacı Şeref; Kemal emi madem kontör sıfırı gösteriyor o zaman sana para falan veremiyeceğim diyor... Tabii Kemal eminin tepesi atıyor...
-Nasıl olur yahu sabahtan beri karı alıp satıyorsun ver şu telefonun parasını diyor ama bunun bir şaka olduğunun hala farkında bile değildir....
İşte size bahsettiğimiz bu mekanın görüntülerini sunuyoruz.