|
|||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
Köyümüzdeki gündelik hayat bugünlerde yeni doğan hayvan yavruları ile birlikte hareketlendi. Çocukların oyun arkadaşı, büyüklerin geçimlerini sağlayacak olan umutları olan bu sevimli hayvanlar melemeleri ile dikkatleri üzerlerine çekiyorlar. Yavrulama mevsimi aynı zamanda süt mevsimidir. Süt, yoğurdun, tereyağının ve peynirin habercisidir. İlk günlerde yavrular beslensinler diye pek süt sağılmaz ama 10-15 günden sonra süt ikiye bölünür. Yarısı yavrunun diğer yarısı da insan yavrusunun, olarak pay edilir. ![]() Hemen hemen her evden ilk ağız sütünün kokusu gelir. Bu süt, kaynatıldığında topak topak olur. Lor peynirine benzer. farklı bir tadı vardır. Bu tada alışan köy çocukları, bu mevsimi bekler ve hayvanın yavrulama heyecanının ödülü olur ilk ağız sütü. Çocuklar yeni doğan yavruları paylaşırlar, bazen paylaşamayınca kavga bile ederler. Her çocuk kendi payına düşen yavruya bir başka özen ile yaklaşır, onunla oynar. Hatta onu besler. ![]() |
|||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||