
Avrupanın dörtbir tarafına serpilmiş köylülerimiz bu mutlu günlerinde Korkmaz ailesini yalnız bırakmamak için düşüyorlar yola….
Türkiye'nin hangi yöresinden, hangi sosyal kesiminden gelirse gelsin, vatani değerlerin hasretini çekmeyen, memleketle ilgili ne varsa onu sahiplenip bağrına basmayan gurbet insanı yoktur.
Başka bir ifadeyle; gurbette vatansever olmanın hazzı başkadır... 
Kimliğinizle ilgili herşeyi kaybetseniz, bir davul gümlemesinde, bir zurna sesinde veya bir sazın tellerinden çıkan nağmelerin yürek tellerinizi de titretmesiyle beraber kendinizi yeniden bulma ve keşfetme şansına ve imkanına sahipsiniz.
Avrupanın dörtbir tarafına serpilmiş köylülerimiz bu mutlu günlerinde Korkmaz ailesini hem yalnız bırakmamak, hem de köylülerimizden birilerinini görüp o eski günleri yad edebilirimin heyecan ve hevesiyle düşüyorlar yola…
Almanya'da doğup büyüyen iki genç insanın Feyzullah Korkaz’ın küçük oğlu Ömer’in düğün merasimine şahit oluyoruz:
KIZ EVİNDE HEYECANLA HÜZÜN YANYANA
Evin içerisinde aile büyükleri, birbirinden güzel giyinmiş insanlar...
Ve kapının önünde Almanya'nın alışılmış, normlara bağlanmış sistemli hayat düzenini bir anda altüst eden davul-zurna sesi bütün mahalleyi ayağa kaldırıyor.
Normal günlerde sessizliğe bürünmüş, adeta içerisinde yaşayan canlıları dış dünyadan saklayan beton apartmanların pencerelerinden aynı anda sesin geldiği yöne doğru sarkan insan kafalarını görüyorsunuz. 
Dualarla gelin evden çıkarılırken, kapının önünde biriken zarif giyimli köylülerimiz ve davetliler ortasında, davulcu var gücüyle tokmağını davula indiriyor; güm..güm..güm...
Zurnacı bütün maharetini ortaya koyarken, cadde araba ve insan trafiğinden tıkanıyor. Davul-zurna eşliğinde evden çıkmak her genç kızımız gibi gelinimizin de muradıydı. Ve düğün salonundayız:
Davetliler yavaş yavaş yerlerini alırken, salon da dolmaya başlıyor. İçeriye bir haber ulaştırılyor; 'Damatla gelin geliyorlar' Düğün sahibi Feyzullah Korkmaz, salonda bulunan misafirlere hoş geldiniz deyip kısa bir hasbihal yapıyor.
Ardından içeriye giren genç çiftlerimizi, Avrupanın dörtbir yanından gurbetteki bu düğüne katılmak için gelen ve salonu dolduran köylülerimizin arasından geçerek yerlerini almalarıyla düğün başlamış oluyor. 
Davul Zurna eşliğinde yılların folklorcuları kadar güzel hareketler sergileyip oynayan gençlerimiz, salonunun havasının biranda değişmesine neden oluyorlar.
Oynanan oyunların ardından ikramların yapıldığı, bu esnada her ne kadar birbirlerine uzak olmasalar da bir türlü görüşme imkanı bulamayan köylülerimizin eski günleri yad ettiklerine şahitlik ediyoruz…
Evlenen yeni çiftimize mutluluklar diliyor, nice yılları bir yastıkta geçirmelerini Allah’tan temenni ediyoruz.
Düğün resimlerini görmek için tıklayınız
Sitemizi Toplam 520312 kişi ziyaret etmiştir.




















