|
|
|
|
|
|
20 Mayıs 2012
Karakter boyutu :

400 Yıllık efsane topuz koruma altına alındı
Tarih:26-11-2008
Köyümüzde yaşandığı rivayet edilen Çağırgan Baba’nın kaldığı evde, düşmanlara karşı kullandığı ardıç ağacından yap
Köyümüzde yaşandığı rivayet edilen Çağırgan Baba’nın kaldığı evde, düşmanlara karşı kullandığı ardıç ağacından yapılan topuz koruma altına alındı.
Kabaktepe Köyü Muhtarı Yusuf Korkmaz, Çağırgan Baba'nın 17. yüzyılda köylerinde yaşadığını belirterek, Başbakanlık Devlet Arşivleri Genel Müdürlüğü görevi yapmış ve 1997 yılında vefat eden Prof. Dr. İsmet Miroğlu ‘Bayburt Sancağı’ adlı kitabında köyümüzde yaşadığını belgeleriyle birlikte kanıtlamıştır.
Miroğlu Hocamızın kitabında anlattığı Çağırgan baba'nın köyümüze yerleştikten sonra halkın iyiliğine çok önemli işler yaptığını, ancak onun yaptığı bu iyi işler bazılarının işine gelmediğini aktarıyor.
Çağırgan Baba çok güçlü ve kuvvetli bir zat olmasının yanında çok da iyilikseverdi. Ancak onu çekemeyenler dönemin Şeyhülislamına şikayet ederler. Bunun üzerine Çağırgan Baba İstanbul'a giderken hanımına 'Beni götürüyorlar ve ateşe atacaklar. Sen şu evin önündeki taşa dikkat et. Karataş terledikçe sen üzerine su dök' der.
Çağırgan Baba'yı İstanbul’da fırına atarlar ve fırının ağzını kapatırlar. Hanımı karataş terledikçe taşa su dökermiş. Bir ara fırının ağzını açtıklarında Çağırgan Baba’nın bıyığının bir tarafından ter akıyor, diğer tarafından buz asılıyor. Bunun üzerine Çağırgan Baba'yı fırından çıkarırlar. Şeyhülislam pişman olur. Bunun üzerine köyün tapusunu Çağırgan Baba’ya verir.
Çağırgan Baba’nın hanımına su döktürdüğü taşınn çevresinin beton duvarla çevrildiğini söyleyen Korkmaz, “Kaldığı ev de 1984 yılında torunları tarafından restore edilerek düşmanlara karşı kullandığı ardıç ağacından topuzu da aynı evde koruma altına alındı” diye konuştu.
Kabaktepe Köyü Muhtarı Yusuf Korkmaz, Çağırgan Baba'nın 17. yüzyılda köylerinde yaşadığını belirterek, Başbakanlık Devlet Arşivleri Genel Müdürlüğü görevi yapmış ve 1997 yılında vefat eden Prof. Dr. İsmet Miroğlu ‘Bayburt Sancağı’ adlı kitabında köyümüzde yaşadığını belgeleriyle birlikte kanıtlamıştır.
Miroğlu Hocamızın kitabında anlattığı Çağırgan baba'nın köyümüze yerleştikten sonra halkın iyiliğine çok önemli işler yaptığını, ancak onun yaptığı bu iyi işler bazılarının işine gelmediğini aktarıyor.
Çağırgan Baba çok güçlü ve kuvvetli bir zat olmasının yanında çok da iyilikseverdi. Ancak onu çekemeyenler dönemin Şeyhülislamına şikayet ederler. Bunun üzerine Çağırgan Baba İstanbul'a giderken hanımına 'Beni götürüyorlar ve ateşe atacaklar. Sen şu evin önündeki taşa dikkat et. Karataş terledikçe sen üzerine su dök' der.
Çağırgan Baba'yı İstanbul’da fırına atarlar ve fırının ağzını kapatırlar. Hanımı karataş terledikçe taşa su dökermiş. Bir ara fırının ağzını açtıklarında Çağırgan Baba’nın bıyığının bir tarafından ter akıyor, diğer tarafından buz asılıyor. Bunun üzerine Çağırgan Baba'yı fırından çıkarırlar. Şeyhülislam pişman olur. Bunun üzerine köyün tapusunu Çağırgan Baba’ya verir.
Çağırgan Baba’nın hanımına su döktürdüğü taşınn çevresinin beton duvarla çevrildiğini söyleyen Korkmaz, “Kaldığı ev de 1984 yılında torunları tarafından restore edilerek düşmanlara karşı kullandığı ardıç ağacından topuzu da aynı evde koruma altına alındı” diye konuştu.
Bu haber toplam 4994 defa okunmuştur
Diğer Haberler
Vefat Haberleri
Vesikalık Albümü
Seri İlanlar
Radyo Dinle
Link Bankası
Hava Durumu
Döviz Kurları
Reklam
İstatistikler
Sitemizi Toplam 939405 kişi ziyaret etmiştir.




















